Neden Utanırız?

İç Bağlar konusunda bir hafta sonu çalıştayı yapıyordum. Katılımcılardan biri olan Amanda, grubun önünde benimle çalışıyordu. Üzücü bir konuya girdiğimizde, ağlamaya başladı ve hemen şöyle dedi: “Öyle utanıyorum ki ağlıyorum.”

Ona sordum: “Şu anda kendine söylediğin ve utanmana neden olan şey nedir?”

“Ağladığım için bir aptalım ve buradaki herkes aptal olduğumu düşünecek.”

Çalıştayda öğretilen konulardan birinin duygularınızla temasta olmayı öğrenmek olduğu düşünülürse, herhangi bir kimsenin Amanda’yı ağladığı için yargılaması pek olası değildi. Amanda’nın utanmasının nedeni, kendi kendini yargılamasıydı.

Hissettiğimiz, yaptığımız ya da başkalarının önünde yapmış olduğumuz birşeyle ilgili olarak kendimizi yanlış ya da kötü diye yargıladığımızda, utanırız. Bir başka kişi tamamen aynı şeyi yapabilir ve utangaçlık hissetmez. Örneğin, çalıştayda benimle çalışmaya gelen bir sonraki kişi genç bir erkekti ve o da ağlamaya başladı. Ama, gözyaşlarından dolayı hiçbir şekilde utanmadığı belliydi. Aslında, ağlayabildiği için rahatlamış gibi görünüyordu.

Kendinizi yargıladığınız ve utanmanıza neden olan davranış türleri nelerdir?

Bir hata yaptığınız için kendinizi yargılıyor musunuz? Utanmanıza neden olan bir hata yaptığınızda, kendinize ne diyorsunuz?

“Şimdi herkes aptal olduğumu düşünecek.”
“Şimdi insanlar beni sevmeyecek.”
“Böyle aptalca birşeyi nasıl yapabildim?”

Elbette, bu ifadelerden herhangi biri utanmanıza neden olacaktır. Ama, ya kendinize şöyle birşey söylemiş olsaydınız, ne olurdu?

“N’apalım, ben de insanım. Herkes bazen hata yapar.”
“Hata yapmamın kötü bir yanı yok. Bu şekilde öğreniyorum.”

Bu tür ifadeler, yargıdan ziyade şefkatten kaynaklanır. Başkalarının önünde kendinize insan olma -ağlama, hata yapma, birşeyi bilmeme, birşey hakkında yanılma, her şeyi berbat etme, bazen kötü davranma, ara sıra birşey unutma, bir kelimeyi yanlış telaffuz etme, araba kullanırken kaybolma, duyarsız olma, ayrılma, sinirlenme, terleme ve kötü kokma ya da diğer vücut fonksiyonlarıyla ilgili sorunları olma, söylemekte olduğunuz şarkının sözlerini unutma, oynadığınız oyunda replikleri unutma, kötü not alma, düşme, dansta adım kaçırma, vb.- izni verdiğinizde utanmazsınız.

Kendinize insan olma iznini verseydiniz, mükemmel olmaz mıydı? Kendinize kendinizi yargılamadan her şeyi berbat etme izni verseydiniz, kendinizi daha özgür ve rahatlamış hissetmez miydiniz? Kendinize insan olma izni vermek, kendinize kimseniz o olma izni vermek demektir: hata yapabilen, her şeyi berbat edebilen, kırılgan olabilen mükemmel bir insan…

Başka insanlardan farklı olsanız, kendinize değer verebilir misiniz? Bir arkadaşım kendinden utanıyor; çünkü, Barry Manilow’u beğeniyor ve “gerçek erkekler”in bu tarz müzikten hoşlanmayacaklarını düşünüyor. Kim olduğunu yargılamak yerine kabul etmeyi öğrense, kendinden utanmayı bırakacak ve kendine değer vermeye başlayacak.

Bizim kültürümüzde, pek çok insan, kendilerine “Çok büyük” ya da “Çok küçük” diyerek, bedenlerinin çeşitli yönlerinden utanmayı öğrendi. Birşey daha büyük ya da küçük değilse tam olamayacağımızın öğretilmesi ne kadar üzücü.

Hepimizin kendimizi olduğumuz gibi kabul etme seçeneğimiz var. Bu seçimi yaptığınızda, artık utanmayacaksınız.

Dr. Margaret Paul

Gelen aramalar:

  • neden utanırız

Başarılı Olmak ve Değer Yaratmak Arasındaki Fark!

Başarılı olabilirsin, ama bu başarı beraberinde alçakgönüllülüğü getirmiyorsa ortada birbirini nötrleyen iki durum söz konusu olur. Ama başarılı olmadığı halde değer verilebilecek bir insan olabilir.

Başarı tamamen kendi elimizde olmayabilir ama kendi değerimizi oluşturmak elimizdedir. ikisi arasında fark vardır. bir insan başarısız olsa bile değersiz olduğu anlamına gelmez. öncelikle başarmasına engel olan şeyleri düşünmek gerek.
Başarılı insan olmak için azimle ve planlı çalışılarak olabilecek bir şey sonradan elde edilebilir. Ama değerli insan bi şekilde planlı çalışılarak elde edilecek bir durum değildir. başarılı olmayıpta nice değerli insanlar vardır.
Başarılı insanı herkes öyle ya da böyle kabul eder fakat her insan herkes için değerli değildir.
Herkes başarılı olmaya bilir fakat herkes değerlidir, allahın yarattığı her şey değerlidir.

John C. Maxwell

Refah hakkında 37 sır

Refah komik bir şeydir. Herkes bu kelimeyi bilir ama çok az insan gerçekten
ne anlama geldiğini bilir. Hayatınızda onun kapısını açmanız için gerekli
sırları ise daha da az sayıda insan bilir. Ama bir kez bu sırları
öğrendiğinizde tamamen cesur yeni bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Sağlık,
mutluluk ve zenginlik bir insana komik şeyler yapıyor. Her güne neşe ve
dinamik enerjiyle başlamanızı sağlıyorlar ; bu sizi her gün barış ve uyuma
yaklaştırıyor ve her günü macerayla yaşamanızı sağlıyor. Ben bu refah
sırlarının üzerindeki örtüyü açtığım ve hayatımı gerçekten neye adayacağımı
keşfettiğim için çok şanslıyım ve bunları sizinle paylaşacağım. Şimdi
sorumluluğu size aktarıyorum. Şimdi sıra sizde. Size yakın birisinin bu
bilgiye ihtiyacı var. Öyleyse şimdi bir sonraki macera sizin…
Yolculukta,
Randy Gage
Hollywood, Florida Mart, 2003

Okumaya devam et “Refah hakkında 37 sır”

Çekim Yasası

Başınıza gelen herşeyi, siz hayatınıza çekiyorsunuz ve hepsi zihninizde tuttuğunuz suretlerden dolayı size geliyor ve bu durum da sizin düşüncelerinizden kaynaklanıyor. Ne düşünürseniz, onu kendinize çekersiniz. Eskinin bilge insanları bunu bilirlerdi.
Mesela Babilliler, bunu hep bilirlerdi.

Ama bilenler toplumun küçük “seçkin” bir kısmıydı.
Sizce neden dünya nüfusunun % 1’i, dünyadaki toplam maddi gelirinin % 96’sını kazanıyor? Tesadüf olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hayır değil!

Okumaya devam et “Çekim Yasası”